Suçluluk Duygusundan Kurtulmak

Ne yaparsan yap, pişman öleceksin. Belki yaptıklarından, belki de yapmadıklarından…

– Dostoyevski

Suçluluk duygusu, adıyla çelişen bir duygudur, çünkü çoğunlukla bu duyguyu “suç”un karşılığı olan “ceza”yı gerektirecek bir durumda hissetmez insan, yani ortada bir suç yoktur. Suçluluk duygusu yanlış bir şeyler yaptığını düşünen kişinin kendini affedememesinden kaynaklanır. Gerçek bir suçun karşılığında hissedilen duygu “pişmanlık”tır.

Örneğin, biri hakkında kötü düşündüğünüz ya da kötü şeyler söylediğiniz ve onun yaşamında olumsuz bir duruma yol açtığınızda suçluluk hissedersiniz ama ortada bir suç yoktur; yapılan bir hata veya yanlış vardır. Ancak birinin kötü bir duruma düşmesi için ona kasıtlı olarak zarar vermek suçtur ve bunun sonucunda da hissedilebilecek duygu pişmanlık olur.

Suçluluk, çocuksu bir duygu olduğu kadar da yıkıcıdır; sizi hasta eder, kefaret ödeme arzusuyla travmanızı tekrar etmenize yol açar, yaptığınız hatanın telafisini önleyecek şekilde sizi duygusal felce sokar, kaçma ve kaçınma davranışlarıyla sonuçlanır.

Pişmanlık, yapıcı bir yetişkin duygusudur, sizi olgunlaştırır, travmanızı fark ettirecek içgörüyü kazandırır ve tekrar etmesini önleyecek enerjiyi sağlar, hatanızı telafi etmeye motive eder, kaçmak yerine kabullenmeyle sonuçlanır.

Suçluluk duygusunu, aşılamaz bir engel, yıkılamaz bir duvar olarak düşündüğünüzde depresyona doğru giden dikenli bir yola girebilirsiniz. Oysa suçluluktan kurtulmak sizin elinizdedir ve yapmanız gereken ilk şey, geçmişi geçmişte bırakmak, kabullenmek, şu an ve şimdiyi yaşamaktır. 

Geçmişte yaşananlar orada kalmıştır, geri alınamaz ya da değiştirilemez ama deneyimler hanenize eklenerek kişisel gelişim ve olgunlaşma sürecinize katkı sağlar. 

Her yanlış, bir doğruyu öğretir ve hatalarınızdan ders çıkarma fırsatı verir. Hatanın bedeli ağır olabilir ama öğrettiği doğru da bir o kadar değerli olur. Suçluluk duygusu, onu yaratan deneyimin sadece sonucunu düşündüğünüzde ortaya çıkar. Oysa bu deneyim, başka olaylar, kişiler ve durumların da işin içinde olduğu bir sürecin sonucudur, hiçbir şey birdenbire ve nedensiz olarak ortaya çıkmaz. 

Hayat, biri diğerinin nedeni ya da sonucu olarak iç içe geçmiş bir şekilde yaşanan deneyimlerden oluşur. Geçmişteki hatalarınızı “Bugünkü aklım olsaydı, yapmazdım,” diye düşündüğünüzde, bugünkü aklınızı geçmişte yaptıklarınızla kazandığınızın farkında olursanız, kapıları sonuna kadar açarak, içinize hapsettiğiniz suçluluk duygusunun bir daha gelmemek üzere çıkıp gitmesini sağlarsınız. Ayrıca zihninizde bir mahkeme kurup, kendinizi savcı gibi suçlayıp, hâkim gibi “Suçlusun ve şu cezayı hak ediyorsun,” diye hüküm verdiğinizde insan olmaktan çıkar ve kendinizi tanrılaştırmış olursunuz. Tanrıya atfedilen bir eylemi istemsizce yapmanız da suçluluğun kefaretle sonuçlanmasına yol açar. Sizi üzen, acı veren, sıkıntıya sokan ve hasta eden her şey bir kefaret olabilir.

Kendinizi affedin

Her insanın hayatta bir amacı ve bu amaca ulaştığında da bunun kendisine getireceği mutluluğun beklentisi vardır. Ancak bazen her şey beklediğiniz gibi gitmez ve bir yerlerde bir hata yaptığınızı düşünürsünüz. Suçluluk duygusu, bilinçdışının derinliklerinden çıkıp sizi içten içe kemiren bir kurt gibidir; özgüveninizi yerle bir eder, öz sevginizi ve özsaygınızı eritip bitirir, kendinizi değersiz ve yetersiz hissettirir. Sizi bir girdabın içine sokar ve bu girdap dönüp dururken “kefaret ödeme arzusu” bir suçluluk duygusuna bir başkası daha eklenerek büyür. Bu girdapta duygularınızın esiri olur, onları kontrol edemez duruma gelirsiniz. Girdaptan çıkabilmeniz ancak kendinizi affetmemizle mümkün olabilir çünkü affetmek; geçmişten gelen olumsuz düşünceleri yok ederek duygularınızı ve ruhunuzu özgürleştirir, duygularınızın kontrolünü yeniden elinize almanıza yardımcı olur. 

Kendinizi affederek geçmişteki siz olarak yaptıklarınızı bugünkü siz ile değerlendirmekten vazgeçer ve ruhunuza şifa verirsiniz. Affetme, affetmeye konu olan davranışlarınız için kendinize yönelik olumsuz düşünce, duygu ve tutumlardan gönüllü olarak vazgeçmenizdir. Affetme, size acı, öfke, keder yaşatan davranışlarınızı, duygularınızı ve düşüncelerinizi anlayış ve hoşgörü ile karşılamak yönünde verdiğiniz karardır. 

Web

Instagram

Facebook

Twitter

YouTube

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir