“Genetik yatkınlığa bağlı hastalıkların en sık görüldüğü sistemlerden biri kalp ve damar”

Kalp sağlığıyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Medicana Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer, “Genetik yatkınlığa bağlı hastalıkların en sık görüldüğü sistemlerden biri kalp ve damar. Kalp ve damar sağlığı ile ilgili pek çok hastalığın erken dönemde fark edilmesi hastalığın tedavi seyrini büyük oranda etkileyen önemli bir faktördür. Bu doğrultuda kalp sağlığını koruyabilmenin ve olası hastalıkları en doğru şekilde tedavi edebilmenin, düzenli kardiyoloji kontrolleri ile mümkün olduğu söylenebilir” diyerek sağlıklı beslenme ve egzersiz gibi önemli noktalara değindi ve düzenli kontrolün altını çizdi.

Kalp sağlığını etkileyen önemli faktörlere değinen Prof. Dr. Bengi Başer, kişinin genetik özelliklerinden rutin yaşam alışkanlıklarına kadar pek çok faktörün kritik önem taşıdığını ifade ederek, “Kalp ve damar yapısı beslenme düzeninden fiziksel hareket yoğunluğuna dek pek çok faktörden önemli oranda etkilenir. Bu nedenle özellikle kardiyolojik hastalık riski taşıyan kişilerin günlük rutinlerini planlaması son derece önemlidir. Bitkisel içerikli beslenme, kalp sağlığını desteklemeye yönelik ilk ve en önemli adım olabilir. Hayvansal içerikli yağlar vücutta özellikle damar çeperlerinde birikir ve damar yapısında sertleşme, daralma ve hatta tıkanıklık gibi ciddi problemlere yol açar. Bu durum kişide kalp kasının daha zorlanarak çalışmasına neden olur ve ilerleyen dönemde kalp kasında meydana gelen büyümeye bağlı kalp yetmezliği tablosu gelişebilir” şeklinde konuştu.

Kalp sağlığını etkileyen bir diğer kritik faktörün fiziksel hareket düzeyi ve düzenli egzersiz alışkanlıkları olduğunu ifade eden Prof. Dr. Başer, özellikle ailede kalp hastalığı öyküsü bulunan kişiler için düzenli egzersizin altını çizdi. Başer, “Vücuttaki tüm kaslar gibi kalp kası da düzenli egzersiz ile güçlendirilebilir. Bu noktada kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna uygun egzersizleri tercih etmesi, özellikle mevcut kardiyolojik hastalığı bulunanlar için son derece önemlidir. Bu kişilerin egzersiz planını, alanında uzman sağlık profesyonelleri ile birlikte oluşturması gerekir” dedi.

“SAĞLIKLI BESLENİYOR, EGZERSİZ YAPIYORUM” DİYE KALBİM SAĞLIKLIDIR DEMEYİN

Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile birlikte düzenli kardiyolojik muayenelerin de kritik önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Bengi Başer, yaşamı boyunca sağlıklı beslenen ve düzenli egzersiz yapan kişilerde dahi ciddi kalp hastalıklarının görülebileceğini ifade etti ve check-up’ın önemini vurguladı. Prof. Dr. Başer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sağlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip olmak ve düzenli egzersiz yapmak kalp ve damar sağlığını sürdürmek için son derece önemli faktörlerdir ancak kalp sağlığını korumak için düzenli olarak kontrol yaptırılmalıdır. Özellikle sağlıklı beslenen ve düzenli spor yapan kişiler, kalp sağlığının kusursuz olduğunu düşünerek kardiyolojik muayeneleri aksatma eğiliminde olabilir. Bu kişilerde vücut direnci yüksek olduğu için olası sağlık problemlerini saptamak çok daha zor hale gelir. Bu nedenle check-up gibi düzenli kardiyolojik taramalar sağlıklı bir kalp için en önemli faktör olarak değerlendirilir.”

Açıklamalarında genetik faktörlerle ilişkili kalp hastalıklarına da yer veren Prof. Dr. Başer, özellikle ailede kalp hastalığı öyküsü bulunan kişilerin uygun aralıklarla değerlendirilmesinin kritik olduğuna dikkat çekerek, “Kişi, birinci veya ikinci derece akrabalarında bulunan pek çok hastalık açısından riskli grupta kabul edilir. Genetik yatkınlığa bağlı hastalıkların en sık görüldüğü sistemlerden biri kalp ve damar sistemidir. Kişinin anne-babasında, kardeşlerinde veya amca, hala, dayı gibi ikinci derece akrabalarında kalp ve damar sistemi ile ilişkili herhangi bir hastalık varsa düzenli kardiyolojik muayeneler ve check-up gibi detaylı taramalar çok daha gerekli hale gelir. Bu kişiler için yaşa, cinsiyete ve mevcut sağlık durumuna uygun şekilde kontroller planlanmalı ve ortaya çıkabilecek ciddi kalp hastalıklarının önüne geçilmelidir” dedi.