Cemil Çicek: İşin içerisinde gırtlağına kadar müttefikimiz olan devlet var

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Darbe girişiminin ABD’nin planladığını belirten Çiçek, “Halen birçok yönleriyle o işin aydınlandığını düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

Milliyet’ten Abdullah Karakuş’a konuşan Cemil Çiçek’in röportajından öne çıkanlar şöyle:

POLİTİKALAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

“15 Temmuz olayı hiç hafife alınacak bir olay değil. Çok yönlü oturup üzerinde kafa yorulması gerektiği kanaatindeyim. Halen birçok yönleriyle o işin aydınlandığını düşünmüyorum. Devletin işleyişi açısından birçok problemi getirdi. Halen bu problemlerin önemli bir kısmı devam ediyor. Bunlardan gerekli dersi çıkarıp politikaların yeni baştan gözden geçirilmesi, mevzuatın bu manada yeni baştan gözden geçirilmesi gerekiyor.”

BU KURMAY PLANLAMASIDIR

“İşin içerisinde gırtlağına kadar müttefikimiz olan devlet var. Ciddi bir Amerikan planlamasıdır bu. Onun için de iade etmiyorlar foyaları meydana çıkmasın diye. Batı da beraberdir. Bizim geçmiş darbelerin arkasında her zaman olmuştur. Yunanistan’ın tekrar NATO’ya dönmesini vs. hesaba kattığımızda 12 Eylül’ün hemen ilk günlerinde yapılan işlemlerdir bunlar. Sanki darbe bunun için yapılmış gibi bir sonuç çıkıyor ortaya. Onun için en üst düzeyde bir kurmay planlamasıdır bu. Arkası var.”

BUNA İYİ BAKMAK GEREKİYOR

“15 Temmuz yakın siyasi tarihimizdeki çok önemli kırılmalardan bir tanesidir. Hem devlet olarak hem de toplum olarak çok büyük bir travma yaşadık. Halen bu travma devam ediyor. Çünkü darbeye teşebbüs eden örgüt ve arkasındaki planlayıcıları, ki çok büyük kurmay zekasıyla bu planlamalar yapılabilir, sıradan bir cemaatin yapabileceği bir organizasyon değil. Bu travmayı halen yaşıyoruz daha da yaşamaya devam edeceğiz. Çünkü bu FETÖ olayı sadece bir ceza hukuku olayı değil. Elbette işin böyle bir boyutu var. Bunu zaten yargı eksiğiyle fazlasıyla çözmeye çalışıyor. Onun için bugüne kadar pek çok darbe teşebbüsü oldu. Gerçekleşen oldu, yarı yolda kalanlar oldu. Ama bu 15 Temmuz bütün bunların hepsinden farklı boyutları olan, derinliği olan bir darbe teşebbüsüdür. Buna iyi bir bakmak gerekiyor.”

BAŞLIKLAR ALT ALTA KONULMALI

“Halen soruşturmalar devam ediyor. Haberlerde de görüyorsunuz, İstanbul-Ankara-İzmir-Balıkesir merkezli, 8-15 il falan diye. Dolayısıyla o işin hukuk kısmı. Öyle ya da böyle çıkacak, temizlenebildiği kadar temizlenecek. Ama onun dışındaki boyutunu, işin sosyolojik boyutu var, eğitim boyutu var, din eğitimi boyutu var, din anlayışı ile kısmı var. Siyaset bilimi açısından siyasetin yönetimi açısından devlet yönetimi açısından sayısız başlıkların alt alta konup ondan sonra bir sonuca varmak gerekiyor. Elbette aşırı bir vehme gerek yok ama görüyorsunuz ki halen orda, burada, şurada halen iltisakları çıkıyorsa bu en üst düzeyde bir kurmay planlamasıdır. Bunu görmek lazım. Bir cemaatin başında olanın planlayacağı bir husus değil.”

MÜTTEFİKİMİZ OLAN DEVLET VAR

“İşin içerisinde gırtlağına kadar müttefikimiz olan devlet var. Ciddi bir Amerikan planlamasıdır bu. Onu görmek lazım. Onun için de iade etmiyorlar foyaları meydana çıkmasın diye. Batı da beraberdir. Bizim geçmiş darbelerin arkasında her zaman olmuştur. Menfaatleri neyi gerektiriyorsa. Demokrasi lafını ederler ama işlerine geldiği zamanda darbe destekçiliğinden hiçbir zaman vazgeçmediler. Bedelini de Türkiye ödedi. Halen uğraşıp duruyoruz.”

KENAN EVREN VE NATO HATIRLATMASI

1980 darbesinin başındaki Kenan Evren’in Türkiye’nin vetosunu kaldırması sonucu 20 Ekim 1980 Yunanistan’ın NATO’ya döndüğünü hatırlatan Cemil Çiçek şöyle konuştu:

“Yunanistan’ın tekrar NATO’ya dönmesini vs. hesaba kattığımızda 12 Eylül’ün hemen ilk günlerinde yapılan işlemlerdir bunlar. Sanki darbe bunun için yapılmış gibi bir sonuç çıkıyor ortaya. Onun için en üst düzeyde bir kurmay planlamasıdır bu. Arkası var. Pek çok önemli gelişmelerin arkasında dış güçler var. Ama bu dış güçlerin sayısı 7-8’i geçmez”

VEKALET SAVAŞININ İKİ APARATI

Bu dış güçlerin birinci sınıf istihbaratçılarının görev yaptığı yer Türkiye’dir. Bu istihbaratçılar Ankara toptancı halinde salatalık satmıyor. Bunlar değişik sosyolojik grupların değişik organizasyonların içerisinde görev yapıyor. Bunlara dikkat etmek ve üzerinde durmak gerekiyor. Avrupa’da her devletin çalışmalarına faaliyetine göz yumduğu Türkiye’den gitmiş gruplar var. Bunlara iyi bakmak lazım. 15 Temmuz ile bir daha karşılaşmak istemiyorsak bu birinci sınıf istihbaratçıların görev yaptığı organizasyonlara dikkat etmek gerekir. Bunların para kaynakları, yönetim tarzı, topladıkları parayı nereye harcıyor. Bunların şeffaf bir şekilde kamuoyunun bilgisine sunulması lazım. Olmadığı takdirde yarın hiç umulmadık yerlerde yine başımız ağrır. 15 Temmuz bir vekalet savaşı yöntemiyle Türkiye’de icra edildi. Vekalet savaşının 2 aparatı var. Birisi terör örgütleri öbürü de darbeler. Her ikisinin arkasında da aynı devletler çıkar.

Bir başka hususta önceki darbe teşebbüslerinde ve darbelerde maalesef toplum edilgendi. Çok fazla tepki koymadı. Belki yaşadığı anarşi, terör sebebiyle 12 Eylül’de olduğu gibi başlangıçta bir memnuniyet bile ifade etti. Ama burada çok şükür, bu darbelerin hiçbir şey çare olmadığına inandığı için bu defa fırsat vermedi. 15 Temmuz’un diğer bir yönü de budur.